# Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve…

_Metin türü: Kurumsal İletişim Metni · Tarih: 12 Mart 2026 · Kalite skoru: 93/100 · Dil: Türkçe_

**1.	Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve rakiplerinden ayrılan özelliklerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz?**

Kuveyt Türk olarak, 1989 yılında faaliyete başladığımız ilk günden bu yana katılım finans sektörünün kurucusu ve öncüsü olma misyonuyla hareket ediyoruz. Sektördeki lider konumumuz, yalnızca finansal büyüklüğümüzden değil, aynı zamanda değer odaklı, paylaşımcı ve reel ekonomiyi destekleyen iş modelimizden kaynaklanmaktadır. 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye ekonomisinin yaklaşık 18,5 trilyon TL’lik bir büyüklüğe ulaştığı bir dönemde, toplam aktiflerimizi %58,7 oranında büyüterek 1,35 trilyon TL seviyesine taşıdık. Bu güçlü performans, bizi bankacılık sektörünün en büyük 10 bankasından biri yaparken, katılım finans alanındaki liderliğimizi de perçinlemektedir. Bizim için başarı, sadece bilanço rakamlarından ibaret değildir; asıl başarı, faizsiz finans ilkelerine bağlı kalarak müşterilerimiz, toplumumuz ve ülkemiz için sürdürülebilir değer üretmektir. Bu vizyon, attığımız her adımda bize rehberlik etmektedir.

Bizi rakiplerimizden ayıran en temel özelliklerden biri, “Kuveyt Türk Finans Grubu” olarak sunduğumuz bütüncül hizmet anlayışıdır. Müşterilerimizin sadece bankacılık değil, hayatın her alanındaki finansal ihtiyaçlarına 360 derece çözüm sunan bir ekosistem inşa ettik. Bu yapı içerisinde, sigortacılık alanında Neova Katılım Sigorta, bireysel emeklilikte Katılım Emeklilik, teknoloji çözümlerinde Architecht, portföy yönetiminde Kuveyt Türk Portföy, sermaye piyasalarında Kuveyt Türk Yatırım ve Avrupa’daki operasyonlarımız için Almanya merkezli KT Bank AG gibi güçlü iştiraklerimiz bulunmaktadır. Yakın zamanda kurduğumuz Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. ile de ödeme sistemleri alanındaki iddiamızı ortaya koyduk. Bu entegre yapı, müşterilerimize sigortadan emekliliğe, teknoloji çözümlerinden uluslararası bankacılığa kadar geniş bir yelpazede, tek bir çatı altında hizmet alma imkânı tanımaktadır.

Teknoloji ve inovasyon, DNA’mızın ayrılmaz bir parçasıdır. Dijitalleşmeyi, yalnızca bir işlem kanalı olarak değil, müşteri deneyimini yeniden şekillendiren stratejik bir güç olarak görüyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz Kuveyt Türk Mobil, bugün sektörün en kapsamlı ve kullanıcı dostu uygulamalarından biridir. Açık bankacılık alanında ise Kuveyt Türk API Market platformumuz üzerinden sunduğumuz 400’ü aşkın API ile fintek ekosistemine yön veriyoruz. Girişimciliği desteklemek amacıyla kurduğumuz Lonca Girişimcilik Merkezi ile bugüne kadar yüzlerce girişime kanat gerdik. Ayrıca, yapay zekâ destekli dijital asistanımız Selim ve çalışanlarımıza destek olan Palmi gibi çözümlerle verimliliği artırırken, hizmet kalitemizi de sürekli olarak yükseltiyoruz. Bu teknolojik yetkinlik, bizi geleneksel bankacılık anlayışının ötesine taşıyarak geleceğin finans dünyasında konumlandırıyor.

Finansal sağlamlığımız ve etkin risk yönetimi anlayışımız da en önemli ayırt edici özelliklerimizdendir. 2025 sonu itibarıyla %22,11 seviyesindeki güçlü sermaye yeterlilik oranımız ve sektör ortalamasının altında seyreden %1,98’lik takipteki alacaklar oranımız, ihtiyatlı ve sağlam bankacılık anlayışımızın bir göstergesidir. Özellikle vadesiz mevduatın toplam mevduat içindeki payını %60,95 gibi rekor bir seviyeye çıkarmamız, müşterilerimizin bankamıza duyduğu derin güvenin en somut kanıtıdır. Bu güçlü fonlama yapısı, bize daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir büyüme imkânı sunarken, reel ekonomiye sağladığımız desteğin de kalitesini artırmaktadır.

**2.	Bankanızın 2026 büyüme perspektifinde öncelikli konular, alanlar neler olacak? Bunun için oluşturduğunuz stratejiyi nasıl özetlersiniz?**

2026 yılına, “Rotamız Dijital, Odağımız İnsan” vizyonumuz doğrultusunda, güçlü bir bilanço yapısı ve net bir stratejik yol haritasıyla giriyoruz. Önümüzdeki dönemde büyüme stratejimizin temelini üç ana sütun üzerine inşa ediyoruz: müşteri odaklılığın derinleştirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması ve finansal sağlığın sürdürülebilirliği. Önceliğimiz, sadece müşteri sayımızı artırmak değil, her bir müşterimizin ana finansal çözüm ortağı olmaktır. Bu doğrultuda, bireysel ve tüzel ayrımı olmaksızın tüm segmentlerde müşteri ilişkilerimizi derinleştirmeyi, onların ihtiyaçlarını proaktif bir şekilde analiz ederek kişiselleştirilmiş çözümler sunmayı hedefliyoruz. Danışman bankacılığı yaklaşımımızı daha da güçlendirerek, müşterilerimizin sadece bugünkü değil, gelecekteki finansal hedeflerine de ortak olacağız.

Dijitalleşme, stratejimizin merkezinde yer almaya devam edecek. Ancak bizim için dijitalleşme, teknolojiyi salt bir verimlilik aracı olarak görmek değil, insan odaklı bir deneyim tasarlamaktır. Bu kapsamda, yapay zekâ ve veri analitiği yetkinliklerimizi en üst seviyeye taşıyacağız. Kurduğumuz AI Lab platformunda geliştirdiğimiz modellerle müşteri davranışlarını daha iyi anlayacak, risk yönetiminden ürün geliştirmeye kadar tüm süreçlerimizi daha akıllı hale getireceğiz. Çalışanlarımızın veri okuryazarlığını artırmaya yönelik başlattığımız Veri Nimet Programı gibi girişimlerle, analitik kültürü kurumumuzun geneline yayacağız. Kuveyt Türk Mobil ve diğer dijital kanallarımızı, Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezimizden elde ettiğimiz içgörülerle sürekli iyileştirerek, müşterilerimize sadece kolay değil, aynı zamanda keyifli bir deneyim sunacağız.

Finansal sağlığımızı koruyarak kârlı ve sürdürülebilir bir büyüme elde etmek, 2026’daki en önemli hedeflerimizden biridir. Yüksek aktif kalitesi ve etkin risk yönetimi anlayışımızdan taviz vermeyeceğiz. Kaynaklarımızı, ülkemizin stratejik öncelikleriyle uyumlu olarak ihracat, üretim, yenilenebilir enerji ve teknoloji gibi katma değeri yüksek alanlara yönlendireceğiz. Kuveyt Türk Finans Grubu sinerjisini daha etkin kullanarak, iştiraklerimizle birlikte müşterilerimize entegre çözümler sunacak ve çapraz satış fırsatlarını değere dönüştüreceğiz. Özellikle sürdürülebilir finansman alanında öncü rolümüzü pekiştireceğiz. Yeşil sukuk ihraçları ve çevre dostu projelere sağladığımız finansman desteğini artırarak, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal kalkınmaya da katkı sunmayı sürdüreceğiz.

Ekosistem bankacılığı yaklaşımımızla, müşterilerimizin sadece kendi operasyonlarını değil, tedarikçilerinden bayilerine kadar tüm değer zincirini finanse eden çözümler geliştireceğiz. Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) ve Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) gibi ürünlerimizi dijital platformlarımız üzerinden daha da yaygınlaştıracağız. Açık bankacılık altyapımızı kullanarak finteklerle ve diğer iş ortaklarımızla yeni iş modelleri geliştirecek, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran yenilikçi hizmetleri ekosistemimize dahil edeceğiz. Bu stratejilerle, 2026 yılında Kuveyt Türk’ü sadece bir finans kurumu olarak değil, müşterilerinin büyüme yolculuğunda onlara eşlik eden stratejik bir iş ortağı olarak konumlandırmayı hedefliyoruz.

**3.	Kuveyt Türk’te oluşturduğunuz kurum kültürünü ve çalışma ortamını nasıl tanımlarsınız?**

Kuveyt Türk’te kurum kültürümüzü, “önce insan, önce çalışan” felsefesi üzerine inşa ettik. Bizim için başarının gerçek mimarı, her kademede görev yapan değerli çalışma arkadaşlarımızdır. Bu nedenle, altı yıldır üst üste “Türkiye’nin En İyi İşvereni” seçilmemizi sağlayan bu insan odaklı kültürü, en kıymetli varlığımız olarak görüyoruz. Kültürümüzün temelinde adalet, güven, şeffaflık ve paylaşımcılık gibi evrensel değerler yatar. “Değerlerimizle büyüyoruz” ilkesi, iş yapış biçimimizden liderlik anlayışımıza, müşteri ilişkilerimizden sosyal sorumluluk projelerimize kadar tüm faaliyetlerimize yön veren bir pusuladır. Çalışma arkadaşlarımızın kendilerini değerli hissettiği, fikirlerini özgürce ifade edebildiği ve potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirebildiği katılımcı bir ortam yaratmak en büyük önceliğimizdir.

Bu kültürü canlı tutmak ve sürekli geliştirmek için somut mekanizmalar oluşturduk. Örneğin, 2016 yılından bu yana aktif olarak faaliyet gösteren Önce Çalışan Meclisimiz, çalışma arkadaşlarımızın sesini doğrudan üst yönetime ulaştıran önemli bir köprü görevi görmektedir. Bu meclis sayesinde, sahadan gelen geri bildirimleri stratejik kararlarımıza dahil ediyor, şeffaf ve çift yönlü bir iletişim kanalı sağlıyoruz. Benzer şekilde, kuşaklar arası bilgi ve deneyim aktarımını teşvik eden Tersine Mentorluk programımızla, genç neslin yenilikçi bakış açısını tecrübeli yöneticilerimizin vizyonuyla buluşturuyoruz. Üst yönetim ekibimizle her kademeden çalışanımızın bir araya geldiği Hasbihal Görüşmeleri ise, hiyerarşiden uzak, samimi bir diyalog ortamı yaratarak aidiyet duygusunu güçlendirmektedir.

Kurum kültürümüzün geleceğin dinamiklerine uyum sağlaması ve yeni nesillere de ilham vermesi amacıyla başlattığımız Kültürle Geleceğe Projesi, bu alandaki kararlılığımızın en güncel örneğidir. Bu proje kapsamında, tüm çalışma arkadaşlarımızın katılımıyla kültürel değerlerimizi yeniden tanımlıyor, ortak çalışma anlayışımızı pekiştirecek ve iletişim kaslarımızı kuvvetlendirecek aksiyon planları oluşturuyoruz. Amacımız, değişen dünyaya adapte olurken, bizi biz yapan temel değerlerden ödün vermeden daha çevik, daha yenilikçi ve daha iş birlikçi bir organizasyon yapısı inşa etmektir. Çalışanlarımızın sadece mesleki değil, kişisel gelişimlerini de destekleyen eğitim programlarımız ve kariyer yolları, bu dönüşümün en önemli parçasıdır.

Dijitalleşme yatırımlarımızı yaparken de odağımıza her zaman insanı koyuyoruz. “Rotamız Dijital, Odağımız İnsan” mottomuz, teknolojiyi çalışanlarımızın hayatını kolaylaştıran, onlara daha stratejik işlere odaklanma imkânı tanıyan bir araç olarak gördüğümüzü ifade eder. Yapay zekâ destekli iç asistanımız Palmi gibi uygulamalarla rutin işleri otomatize ederek, çalışma arkadaşlarımızın yaratıcılıklarını ve yetkinliklerini daha katma değerli alanlarda kullanmalarını sağlıyoruz. Sonuç olarak, Kuveyt Türk’teki çalışma ortamını, her bireyin potansiyelini gerçekleştirebildiği, ortak hedeflere birlikte yürüdüğü, yeniliğe açık ve en önemlisi mutlu bir aile olarak tanımlayabilirim. Bu güçlü kültür, finansal başarılarımızın arkasındaki en büyük itici güçtür.

**4.	2025’te bankanız ekonomiye, reel sektöre ne kadar kaynak sağladı? 2026’da ne kadarlık artış hedefliyorsunuz?**

2025 yılı, Kuveyt Türk olarak reel ekonomiye ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine olan desteğimizi güçlü bir şekilde artırdığımız bir dönem oldu. Katılım finans prensipleri doğrultusunda, topladığımız fonları üretimin, yatırımın ve ihracatın hizmetine sunma misyonumuzu kararlılıkla sürdürdük. Bu kapsamda, 2025 yıl sonu itibarıyla kullandırdığımız fon büyüklüğünü bir önceki yıla göre %50,5 gibi oldukça başarılı bir oranda artırarak 654,3 milyar TL’ye yükselttik. Bu kaynak, KOBİ’lerden büyük kurumsal firmalara, sanayiciden ihracatçıya kadar ekonomimizin belkemiğini oluşturan on binlerce işletmenin faaliyetlerini destekledi, yeni yatırımlara ve istihdama dönüştü.

Bu büyüme sürecinde finansal sağlığımızı ve bilanço dengemizi titizlikle koruduk. İhtiyatlı risk yönetimi politikalarımız ve sağlam bilanço yapımız sayesinde, net dönem kârımızı %16,5 artışla 40,4 milyar TL’ye ulaştırdık. Ortalama özkaynak kârlılığımızı ise %39,65 gibi yüksek bir seviyede gerçekleştirdik. Bu rakamlar, sadece büyüdüğümüzü değil, aynı zamanda verimli, kârlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyüdüğümüzü teyit etmektedir.

2026 yılına ilişkin olarak, reel ekonomiye sağladığımız desteği istikrarlı bir şekilde artırmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Ortalama fonlama maliyetlerinin yüzde 38 seviyesinde seyrettiği ve parasal sıkılaşma politikalarının etkilerinin devam edeceği bir konjonktürde, seçici ve stratejik bir yaklaşımla hareket edeceğiz. Önceliğimiz, ülkemizin kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak, katma değeri yüksek sektörlere odaklanmak olacaktır. Özellikle ihracatın finansmanı, teknoloji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve yeşil dönüşümü destekleyen sürdürülebilir finansman alanlarında daha proaktif bir rol üstleneceğiz. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran dijital çözümlerimizi ve Tedarikçi Finansman Sistemi gibi yenilikçi ürünlerimizi daha da yaygınlaştırarak, tabana yaygın büyümemizi sürdüreceğiz.

Rakam vermek yerine stratejik bir hedef ortaya koymak gerekirse, 2026’da pazar payı kazanımımızı sürdürerek sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı sergilemeyi amaçlıyoruz. Bunu yaparken, yüksek aktif kalitemizi ve sağlam bilanço yapımızı korumak en temel önceliğimiz olacaktır. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını merkeze alan, dijital kanallarla desteklenen ve danışmanlık nosyonuyla zenginleştirilmiş bir hizmet modeliyle, hem mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi derinleştirecek hem de yeni müşteriler kazanacağız. Kuveyt Türk olarak, 2026 yılında da Türkiye ekonomisinin güvenilir bir finansal ortağı olmaya, üretenin ve yatırım yapanın yanında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

**5.	Kredi portföyünüzde hangi alanlar, sektörler ne kadarlık pay alıyor?**

Kuveyt Türk olarak finansman portföyümüzü, katılım finans ilkeleri ve sağlam bankacılık anlayışımız doğrultusunda, dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıda yönetiyoruz. Portföyümüzün ağırlıklı bölümünü, ekonomimizin lokomotifi olan tüzel müşterilerimiz oluşturmaktadır. Bu segment içerisinde, tabana yaygın büyüme stratejimizin bir yansıması olarak KOBİ’ler önemli bir yer tutmaktadır. Yıllardır KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiğimiz özel ürünler ve danışmanlık hizmetleriyle, bu alanda sektörün en güçlü oyuncularından biri haline geldik. Son yıllarda ise stratejik bir hamleyle kurumsal segmentteki payımızı da bilinçli bir şekilde artırıyoruz. Bu yaklaşım, hem riskin dağıtılmasına hem de büyük ölçekli ve stratejik projelere daha fazla kaynak aktarmamıza olanak tanımaktadır.

Tüzel segmentteki finansman ürünlerimiz, müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Özellikle altyapı ve sanayi yatırımlarını desteklediğimiz proje finansmanı, işletmelerin makine ve teçhizat alımlarını kolaylaştıran leasing (finansal kiralama) ve ülkemizin döviz gelirlerini artırmada kritik rol oynayan dış ticaret finansmanı, portföyümüzün en güçlü olduğu alanlardır. Geniş muhabir banka ağımız ve bu alandaki derin tecrübemiz sayesinde, ihracatçı ve ithalatçı firmalarımıza rekabetçi ve hızlı çözümler sunuyoruz. Türk Lirası finansmanların toplam portföyümüzdeki payının %56,69 seviyesinde olması, liralaşma stratejisine verdiğimiz önemin ve yerel para birimine olan güvenimizin bir göstergesidir.

Bireysel tarafta ise müşterilerimizin temel ihtiyaçlarına odaklanan bir portföy yapımız bulunmaktadır. Geleneksel olarak güçlü olduğumuz konut ve taşıt finansmanı, bireysel portföyümüzün temel taşlarını oluşturmaya devam etmektedir. Bu alanlarda sunduğumuz rekabetçi kâr payı oranları ve esnek ödeme planları, geniş bir müşteri kitlesi tarafından tercih edilmemizi sağlamaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda ödeme sistemleri ve kredi kartları alanında stratejik bir büyüme ivmesi yakaladık. Değişen tüketici alışkanlıkları ve dijitalleşmenin etkisiyle, Sağlam Kart markamız altındaki kredi kartlarımızın portföyümüzdeki payı giderek artmaktadır. Bu alandaki büyümenin önümüzdeki dönemde de hızlanarak devam edeceğini öngörüyoruz.

Sektörel dağılıma baktığımızda ise imalat sanayi, ticaret, inşaat ve enerji gibi reel ekonominin temelini oluşturan sektörlerin portföyümüzde önemli bir ağırlığa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Risk iştahımızı belirlerken, sektörel çeşitlendirmeye ve konjonktürel dalgalanmalara karşı dayanıklı alanlara öncelik veriyoruz. Önümüzdeki dönemde, sürdürülebilirlik vizyonumuzla uyumlu olarak yenilenebilir enerji, teknoloji, sağlık ve tarım bankacılığı gibi stratejik sektörlerdeki payımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Özetle, portföyümüzü hem segment hem de sektör bazında sağlıklı bir denge gözeterek, ülkemizin ekonomik önceliklerine katkı sağlayacak şekilde yönetmeye devam edeceğiz.

**6.	Kurumsal ve Ticari bankacılıkta nasıl bir organizasyon ile hangi müşteri segmentlerine hizmet veriyorsunuz? Firmalara, işletmelere sunduğunuz destekleri nasıl özetlersiniz?**

Kurumsal ve Ticari bankacılık alanındaki hizmet modelimizi, “danışman bankacılığı” felsefesi üzerine kurduk. Bizim için bu segmentteki müşterilerimizle ilişkimiz, yalnızca finansman sağlayan bir kurum-müşteri ilişkisinin çok ötesindedir. Amacımız, onların işlerini, sektörlerini ve hedeflerini derinlemesine anlayan, finansal ve operasyonel süreçlerinde verimlilik artışı sağlayacak çözümler üreten stratejik bir iş ortağı olmaktır. Bu vizyonla, saha ekiplerimizin yetkinliklerini sürekli eğitimlerle artırıyor, onları birer finansal danışman olarak konumlandırıyoruz. Merkezdeki ürün geliştirme ve operasyon birimlerimizle saha ekiplerimiz arasında kurduğumuz güçlü sinerji sayesinde, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı, esnek ve butik çözümler üretebiliyoruz.

Müşteri segmentasyonumuzu, firmaların büyüklükleri, ciro ve ihtiyaç setlerine göre yapılandırdık. Bu kapsamda büyük ölçekli kurumsal firmalara, ticari işletmelere ve KOBİ’lere özel olarak tasarlanmış hizmet paketleri sunuyoruz. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağına sahip kurumsal müşterilerimizin nakit akışını etkin bir şekilde yönetmeleri için geliştirdiğimiz Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) gibi dijital çözümlerimiz, tahsilat ve ödeme süreçlerinde otomasyon, güvenlik ve öngörülebilirlik sağlamaktadır. Bu sistemler, firmaların operasyonel yükünü azaltırken, işletme sermayesi ihtiyaçlarını da optimize etmelerine yardımcı olmaktadır.

Dış ticaret, uzmanlık alanlarımızın başında gelmektedir. İhracat ve ithalat yapan firmalarımıza, akreditiften vesaik mukabili işlemlere, yurt dışı teminat mektuplarından ihracat faktoringine kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Ancak bizi farklı kılan, bu işlemleri uçtan uca dijital platformlara taşımış olmamızdır. Müşterilerimiz, Kuveyt Türk Mobil veya internet şubemiz üzerinden dış ticaret transferlerini anlık olarak gerçekleştirebiliyor, tüm süreçlerini şubeye gitmeden, şeffaf bir şekilde takip edebiliyorlar. Bu dijital altyapı, onlara hem zaman hem de maliyet avantajı sağlayarak küresel pazarlardaki rekabet güçlerini artırmaktadır.

KOBİ’lerimize ise finansal desteğin ötesinde, işlerini büyütmelerine yardımcı olacak bir dizi hizmet sunuyoruz. Online Finansman platformumuz sayesinde, KOBİ’lerimiz şubeye gelmeden, tamamen dijital ortamda finansman başvurusu yapıp kullanabiliyor. Tarım sektöründeki çiftçilerimiz için geliştirdiğimiz Tarım POS ve Sağlam Business Kart gibi ürünlerle sektörel ihtiyaçlara özel çözümler üretiyoruz. Ayrıca, Kredi Garanti Fonu (KGF) gibi destek mekanizmalarını en etkin şekilde kullanarak, KOBİ’lerimizin teminat sorunlarına çözüm buluyoruz. Önümüzdeki dönemde, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularında da firmalarımıza danışmanlık yaparak, onların karbon ayak izini azaltan ve enerji verimliliğini artıran yatırımlarını finanse etmeye odaklanacağız. Bu bütüncül yaklaşımla, her ölçekteki işletmenin büyüme yolculuğunda güvenilir bir yol arkadaşı olmayı sürdüreceğiz.
