# Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve…

_Metin türü: Kurumsal İletişim Metni · Tarih: 17 Mart 2026 · Kalite skoru: 88/100 · Dil: Türkçe_

**1.	Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve rakiplerinden ayrılan özelliklerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz?**

Kuveyt Türk olarak, 1989 yılında faizsiz finans ilkeleriyle çıktığımız bu yolda, bugün katılım finans sektörünün lider ve öncü kurumu olmanın gururunu yaşıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana temel misyonumuz, reel ekonomiyi destekleyen, değer odaklı ve paylaşımcı bir finans anlayışını ülkemizde kökleştirmek oldu. Bu vizyonla hem bireysel hem de tüzel müşterilerimize geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunarak finansal kapsayıcılığı artırıyor, sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine yön veriyoruz. Altın bankacılığı alanına adım atan ilk katılım finans kuruluşu olmamız ve hem Türkiye’de hem de dünyada ilk sürdürülebilir sukuk ihracını gerçekleştirmemiz, yenilikçi ve öncü kimliğimizin en somut göstergeleridir. Bu sayede sadece pazar payımızı değil, aynı zamanda katılım finans modeline olan güveni de istikrarlı bir şekilde büyütüyoruz.

Bizi rakiplerimizden ayrıştıran en temel özelliklerden biri, merkezinde yer aldığımız Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında oluşturduğumuz bütüncül hizmet modelidir. Neova Katılım Sigorta, teknoloji şirketimiz Architecht, Kuveyt Türk Portföy, Kuveyt Türk Yatırım, Katılım Emeklilik, Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri ve Almanya’da faaliyet gösteren iştirakimiz KT Bank AG gibi güçlü kurumlarla entegre bir yapı oluşturuyoruz. Bu kapsayıcı yapı, müşterilerimizin yalnızca bankacılık değil, sigortadan emekliliğe, teknoloji çözümlerinden portföy yönetimine kadar tüm finansal ihtiyaçlarına tek bir çatı altında, 360 derece hizmet anlayışıyla çözüm üretmemizi sağlıyor. Bu ekosistem yönetimi anlayışı, bize derin bir rekabet avantajı kazandırırken, müşterilerimiz için de kesintisiz ve katma değerli bir deneyim sunuyor.

Dijitalleşme, teknoloji ve inovasyon alanındaki yatırımlarımız, katılım finans modelini geleceğe taşıyan bir diğer ayırt edici gücümüzdür. Biz dijitalleşmeyi sadece bir verimlilik aracı olarak değil, aynı zamanda müşteri deneyimini yeniden şekillendiren stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz Kuveyt Türk Mobil uygulamamız, yapay zekâ destekli dijital asistanımız Selim, şube ile dijital kanalları birleştiren Self Nokta hizmetimiz ve sektörde standartları belirleyen API Market platformumuz bu vizyonun somut ürünleridir. “Rotamız Dijital, Odağımız İnsan” felsefemizle sade, hızlı ve erişilebilir çözümlerle müşteri deneyimini sürekli geliştiriyoruz. Bu teknolojik gücü, “Değerlerimizi geleceğe taşımak” misyonumuzla birleştirerek hem finansal performansımıza hem de toplumsal kalkınmaya yön veriyoruz.

**2.	Bankanızın 2026 büyüme perspektifinde öncelikli konular, alanlar neler olacak? Bunun için oluşturduğunuz stratejiyi nasıl özetlersiniz?**

2026 yılına 2025 yılında elde ettiğimiz güçlü finansal sonuçların getirdiği sağlam bir bilanço yapısı ve sürdürülebilir kâra dayalı iş modelimizle giriyoruz. Bu güçlü zemin, yeni dönem hedeflerimiz için bize önemli bir hareket alanı sağlıyor. 2026’daki temel önceliğimiz, insan odaklı bankacılık anlayışımızla müşterilerimiz ve kurumumuzun ortak faydasını gözeterek kârlı bilanço yapımızı korumak ve reel ekonomiye sağladığımız desteği artırmaktır. Bunu yaparken sağlam bankacılık anlayışımızdan, ihtiyatlı risk yönetimi prensiplerimizden ve yüksek aktif kalitesi hedefimizden kesinlikle ödün vermeyeceğiz. Stratejimizin merkezinde, sürdürülebilir büyümeyi finanse ederken finansal istikrarı güvence altına almak yer alacaktır.

Bu stratejinin sacayaklarından ilki, verimlilik, inovasyon ve dijitalleşme olacaktır. Süreçlerimizi sadeleştirmeye, yapay zekâ ve veri analitiği destekli hizmetlerle dijital kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz. İnovasyonu ve teknolojiyi yalnızca verimlilik artırıcı bir etken olarak değil, aynı zamanda müşterilerimizin deneyimini zenginleştiren ve kişiselleştiren kritik araçlar olarak konumlandırıyoruz. Veri Nimet Programı gibi girişimlerle kurum genelinde veri okuryazarlığını artırarak, veriye dayalı karar alma kültürünü daha da derinleştireceğiz. Bu sayede operasyonel mükemmelliğe ulaşırken, kaynaklarımızı daha etkin bir şekilde yöneteceğiz.

İkinci stratejik önceliğimiz ise iştiraklerimizle daha bütünleşik bir yapı içinde çalışarak “finans grubu” sinerjisini en üst düzeye çıkarmaktır. Bu yaklaşım, müşterilerimize bireysel veya tüzel ayrımı olmaksızın 360 derece kapsamlı hizmet sunma kapasitemizi güçlendirecektir. Tercih edilen çözüm ortağı olma vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında olmayı hedefliyoruz. Müşteriyle temas kurduğumuz tüm kanallarda yalın ve bütünleşik bir deneyim sunmak için çalışmalarımızı, müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamaya ve onlar için kişiselleştirilmiş çözümler üretmeye yoğunlaştıracağız. Özellikle “danışman bankacılık” yaklaşımımızla tüzel müşterilerimizle olan ilişkilerimizi derinleştirerek, onlarla kurduğumuz güçlü bağları daha da sağlamlaştıracağız.

Son olarak, sürdürülebilir finansman alanındaki öncü rolümüzü pekiştirmeyi hedefliyoruz. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre dostu projelere verdiğimiz desteği artırarak hem ülkemizin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak hem de bu alanda yeni finansman fırsatları yaratacağız. Yeşil sukuk gibi yenilikçi ürünlerle kaynak çeşitliliğimizi artırırken, müşterilerimizi de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara teşvik edeceğiz. Ekosistem bankacılığı yaklaşımıyla katma değer üreterek yalnızca müşterilerimizdeki payımızı değil, müşterilerimizin kendi ekosistemlerindeki payımızı da artırmak temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu stratejik adımlarla, 2026 yılında da katılım finans sektörüne yön vermeye devam edeceğiz.

**3.	Kuveyt Türk’te oluşturduğunuz kurum kültürünü ve çalışma ortamını nasıl tanımlarsınız?**

Kuveyt Türk’te, tüm iş yapış süreçlerimizin ve kararlarımızın merkezine insanı alan, köklü bir kurum kültürüne sahibiz. Altı yıl üst üste “Türkiye’nin En İyi İşvereni” seçilmiş bir kurum olarak, çalışma arkadaşlarımızın mesleki gelişimine ve mutluluğuna stratejik bir öncelik olarak yaklaşıyoruz. Bizim için katılımcı, paylaşımcı ve değer odaklı bir çalışma ortamı oluşturmak, finansal başarılar kadar önemlidir. “Değerlerimizle büyüyoruz” anlayışı yalnızca bir slogan değil; iş yapış biçimimizi, liderlik anlayışımızı ve insan ilişkilerimizi şekillendiren temel bir ilkedir. Bu kültür, bugüne kadar elde ettiğimiz başarıların temel taşı olmuş ve gelecekteki hedeflerimize ulaşmada en büyük güvencemiz olmaya devam edecektir.

Bu kültürü canlı tutmak ve tüm organizasyona yaymak için somut mekanizmalar geliştirdik. Örneğin, 2016’dan beri aktif olarak faaliyet gösteren Önce Çalışan Meclisimiz, kurum içerisindeki her bir grubu temsil eden elçiler aracılığıyla çalışma arkadaşlarımızın gündemlerini, önerilerini ve varsa sorunlarını doğrudan üst yönetime iletebildiği şeffaf bir platformdur. Bu meclis sayesinde, şube ve genel müdürlük çalışanları arasındaki iletişim ve iş birliğini besleyen, hiyerarşiden arındırılmış bir diyalog ortamı sağlıyoruz. Benzer şekilde, yaklaşık altı yıldır sürdürdüğümüz Hasbihal Görüşmeleri uygulamamızla, her seviyeden çalışma arkadaşımızın üst yönetimle bir araya gelerek samimi bir ortamda fikir alışverişinde bulunmasına olanak tanıyoruz. Bu uygulamalar, açık iletişim kültürümüzü ve ulaşılabilir liderlik anlayışımızı pekiştirmektedir.

Kurum kültürümüzü geleceğe taşımak adına başlattığımız “Kültürle Geleceğe Projesi” ile kültürel yapımızın güçlü ve gelişime açık yönlerini belirleyerek, değerlerimiz etrafında zenginleşen bir yol haritası oluşturuyoruz. Ayrıca, yönetim kadememizin genç kuşağın beklentilerini ve bakış açısını anlamasına yardımcı olmak amacıyla başlattığımız “Tersine Mentorluk” uygulamasıyla kuşaklar arası iletişimi güçlendiriyoruz. Bu uygulama sayesinde, yeni jenerasyonun bilgi ve deneyiminden kıdemli yöneticilerimizin istifade etmesine aracılık ediyor, böylece sürekli öğrenen ve kendini yenileyen bir organizasyon olmayı sürdürüyoruz. Çalışanlarımıza yatırım yapmanın, kurumumuzun geleceğine yapılmış en değerli yatırım olduğuna inanıyoruz.

**4.	2025’te bankanız ekonomiye, reel sektöre ne kadar kaynak sağladı? 2026’da ne kadarlık artış hedefliyorsunuz?**

2025 yılı, küresel ve yerel ekonomideki zorlu koşullara rağmen Kuveyt Türk’ün sağlam bilanço yapısı, yüksek aktif kalitesi ve sürdürülebilir kârlılık ilkelerinden taviz vermeden büyüdüğü, reel sektöre desteğini güçlü bir şekilde sürdürdüğü bir dönem oldu. Yıl sonu itibarıyla toplam aktiflerimizi bir önceki yıla kıyasla yüzde 58,7 gibi oldukça güçlü bir oranda artırarak 1,35 trilyon TL seviyesine taşıdık. Bu performansla hem bankacılık sektöründeki konumumuzu güçlendirdik hem de katılım finans sektöründeki liderliğimizi pekiştirdik. Reel ekonomiye olan desteğimizin en net göstergesi olan kullandırdığımız fon büyüklüğü ise, yıl başından bu yana yüzde 50,5’lik bir artışla 654,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakamlar, Türkiye’nin üretimine, yatırımına ve ihracatına duyduğumuz güvenin ve bu alanlardaki sorumluluğumuzun bir yansımasıdır.

Bu güçlü büyümeyi, finansal sağlığımızı titizlikle koruyarak elde ettik. 2025 yılını 40,4 milyar TL net kâr ile tamamlarken, ortalama özkaynak kârlılığımız yüzde 39,65 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Daha da önemlisi, takipteki alacak oranımızı yüzde 1,98 gibi sektör ortalamasının altında bir seviyede tutmayı başardık. Bu gösterge, büyüme stratejimizi ihtiyatlı bir risk yönetimi anlayışıyla ne denli dengeli bir şekilde yürüttüğümüzü ortaya koymaktadır. Aynı dönemde yüzde 22,11 olarak gerçekleşen sermaye yeterlilik rasyomuz da ihtiyatlı ve sağlam duruşumuzun bir diğer teyididir. Toplanan fonlarımız yüzde 53,7 artışla 900 milyar TL’ye ulaşırken, bu fonları etkin bir şekilde reel ekonominin hizmetine sunarak ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağladık.

2026 yılına girerken de aynı istikrarla büyümeyi, ekonomiye ve üretime sağladığımız katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz, niceliksel büyümenin ötesinde, nitelikli ve katma değerli bir büyümeyi sürdürmektir. Bu doğrultuda, sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergileyerek pazar payı kazanımımızı devam ettirmeyi amaçlıyoruz. Özellikle ihracat, yatırım ve sürdürülebilir enerji gibi stratejik alanlarda finansman hacmimizi artıracağız. Faizsiz finans ilkeleri doğrultusunda, reel sektörün güvenilir bir çözüm ortağı olmaya ve Türkiye ekonomisinin büyüme yolculuğunda aktif bir rol oynamaya kararlılıkla devam edeceğiz.

**5.	Kredi portföyünüzde hangi alanlar, sektörler ne kadarlık pay alıyor?**

Kuveyt Türk’ün finansman portföyü, riskin etkin bir şekilde dağıtıldığı, hem tüzel hem de bireysel segmentlerde dengeli ve tabana yaygın bir yapıda şekillenmektedir. Portföyümüzün ağırlıklı kısmını tüzel müşterilerimiz oluşturmakla birlikte, özellikle KOBİ segmentinde köklü ve güçlü bir varlığa sahibiz. Yıllar içerisinde küçük ve orta ölçekli işletmelerle kurduğumuz güçlü ilişkiler, portföyümüzün bel kemiğini oluşturmaktadır. KOBİ’lere sunduğumuz Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) ve Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) gibi dijital çözümlerle onların nakit akışlarını ve operasyonel verimliliklerini destekliyoruz. Son dönemde ise stratejik bir hamleyle kurumsal finansmanların portföyümüzdeki payını artırmaya başladık ve bu alandaki büyümeyi önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz.

Tüzel segmentteki ürün yelpazemiz oldukça geniştir ve müşterilerimizin spesifik ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir. Büyük ölçekli yatırımların hayata geçirilmesinde kritik rol oynayan proje finansmanı, işletmelerin sabit kıymet yatırımlarını kolaylaştıran leasing çözümleri ve müşterilerimizin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıran dış ticaret finansmanı ürünleri bu alandaki temel dayanaklarımızdır. Geniş muhabir ağımız ve bu alandaki derin tecrübemiz sayesinde, dış ticaret finansmanında sektörün en etkin oyuncularından biri olarak konumlanıyoruz. Bu çeşitlilik, bankamızın risk yönetimi, kârlılık ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle tam bir uyum içindedir.

Bireysel müşteri tarafında ise konut ve taşıt finansmanında sektördeki güçlü konumumuzu koruyoruz. Bu ürünler, hem müşteri ihtiyaçlarını karşılamada hem de bankamızın bireysel segmentteki etkinliğini artırmada önemli bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda özellikle kredi kartları alanında dikkat çekici bir büyüme trendi yakaladık. Değişen tüketici alışkanlıkları ve dijitalleşmenin etkisiyle kredi kartlarının portföyümüzdeki payı istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Tüm bu unsurlar çerçevesinde, hem tüzel hem de bireysel segmentte dengeli bir büyüme stratejisi izleyerek aktif kalitemizi en üst seviyede korumaya devam ediyoruz.
