1.Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve rakiplerinden ayrılan özelliklerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Kuveyt Türk olarak, 1989 yılındaki kuruluşumuzdan bu yana katılım finans sektörünün öncüsü ve lideri olma misyonuyla hareket ediyoruz. Faizsiz finans prensiplerini, evrensel bankacılık standartlarıyla birleştirerek Türkiye ekonomisine ve toplumumuza değer katmayı temel görevimiz olarak görüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, geçtiğimiz yıl sergilediğimiz güçlü performansla hem bankacılık sektöründeki ilk 10 banka arasındaki konumumuzu sağlamlaştırdık hem de katılım finans sektöründeki liderliğimizi pekiştirdik. Pazar büyüklüğümüzü yalnızca rakamsal verilerle değil, aynı zamanda reel ekonomiye, üretime ve istihdama sağladığımız katkıyla ölçüyoruz. Bu misyonu ne denli başarıyla hayata geçirdiğimizin en somut kanıtı, reel sektöre aktardığımız kaynakların büyüklüğüdür.
Bizi rakiplerimizden ayıran en temel özelliklerden biri, entegre bir finans grubu olarak hareket etme kabiliyetimizdir. Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında, sigortacılıkta Neova Katılım Sigorta, emeklilikte Katılım Emeklilik, teknoloji ve inovasyonda Architecht, portföy yönetiminde Kuveyt Türk Portföy, yatırım hizmetlerinde Kuveyt Türk Yatırım ve Avrupa’da KT Bank AG gibi güçlü iştiraklerimizle müşterilerimize 360 derece hizmet sunuyoruz. Bu yapı, müşterilerimizin bankacılık işlemlerinin ötesinde sigorta, yatırım, emeklilik ve teknoloji gibi tüm finansal ihtiyaçlarına tek bir çatı altında, bütüncül bir yaklaşımla çözüm üretmemizi sağlıyor. Bu ekosistem yönetimi anlayışı, bize sadece bir finansman sağlayıcı değil, müşterilerimizin her anında yanında olan güvenilir bir finansal çözüm ortağı olma kimliği kazandırıyor.
Dijitalleşme ve inovasyon, DNA'mızın ayrılmaz bir parçasıdır ve bu alandaki öncü rolümüz bizi sektörde farklı bir konuma taşıyor. Teknolojiyi, müşteri deneyimini mükemmelleştiren bir araç olarak görüyoruz. Yenilenen Kuveyt Türk Mobil uygulamamız, görüntülü görüşmeyle hesap açma kolaylığı sunan Self Nokta cihazlarımız ve yapay zekâ destekli dijital asistanımız Selim gibi çözümlerimizle bankacılığı müşterilerimizin olduğu her yere taşıyoruz. Türkiye’nin en kapsamlı API platformlarından biri olan Kuveyt Türk API Market ile 400’den fazla API sunarak fintek ekosisteminin gelişimine öncülük ediyoruz. Ayrıca Lonca Girişimcilik Merkezi ile yenilikçi fikirlere kucak açıyor, geleceğin finansal teknolojilerinin şekillenmesine katkıda bulunuyoruz.
Finansal gücümüz ve sağlam bilanço yapımız da en önemli ayırt edici özelliklerimizdendir. 2025 yılında net ücret ve komisyon gelirlerimizi yüzde 75,5 gibi olağanüstü bir oranda artırmamız, gelir çeşitliliğimizi ve sürdürülebilir kârlılık modelimizi ortaya koymaktadır. Toplam mevduatımız içinde vadesiz mevduatın payının yüzde 60,95 gibi sektör ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye ulaşması, müşterilerimizin bankamıza duyduğu derin güvenin ve güçlü bağın bir yansımasıdır. Takipteki alacak oranımızı yüzde 1,98 gibi yönetilebilir bir seviyede tutmamız ise ihtiyatlı risk yönetimi anlayışımızın ve yüksek aktif kalitemizin bir göstergesidir. Bu sağlam temel üzerinde, değerlerimizden ödün vermeden büyümeye ve sektöre yön vermeye devam ediyoruz.
2.Bankanızın 2026 büyüme perspektifinde öncelikli konular, alanlar neler olacak? Bunun için oluşturduğunuz stratejiyi nasıl özetlersiniz?
Yıllık enflasyonun 2025 sonu itibarıyla yüzde 30,89, ortalama fonlama maliyetlerinin ise yüzde 38 seviyesinde şekillendiği bir konjonktürde, 2026 yılına 2025’te elde ettiğimiz güçlü finansal sonuçların ve sağlam bilanço yapımızın verdiği güvenle giriyoruz. Yeni dönemde büyüme stratejimizin temelini “sürdürülebilir kârlı büyüme” ilkesi oluşturacak. Önceliğimiz, insanı ve müşteriyi merkeze alan bankacılık anlayışımızı koruyarak reel ekonomiye sağladığımız desteği artırmak ve pazar payı kazanımımızı istikrarlı bir şekilde sürdürmektir. Bu süreçte, en önemli çıpamız olan sağlam bankacılık ilkelerimizden ve yüksek aktif kalitesi hedefimizden kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Stratejimizi üç ana sütun üzerine inşa ediyoruz: müşteri odaklı dijital dönüşüm, veriye dayalı karar alma mekanizmaları ve Kuveyt Türk Finans Grubu sinerjisinin güçlendirilmesi. Bu üç sütun, hem operasyonel verimliliğimizi artıracak hem de müşterilerimize sunduğumuz değeri en üst seviyeye taşıyacaktır.
“Rotamız Dijital, Odağımız İnsan” vizyonumuz, 2026 stratejimizin de ana eksenini oluşturmaya devam edecek. Dijitalleşmeyi, süreçlerimizi sadeleştiren, verimliliği artıran ve en önemlisi müşteri deneyimini zenginleştiren bir kaldıraç olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, yapay zekâ ve veri analitiği yetkinliklerimizi daha da ileriye taşıyacağız. Kurduğumuz AI Lab platformu ile yeni nesil yapay zekâ çözümlerini test edip hızla hayata geçirirken, tüm organizasyonumuza veri okuryazarlığı kazandıran Veri Nimet Programı gibi girişimlerle çalışanlarımızın analitik kaslarını güçlendiriyoruz. Amacımız, veriden anlamlı içgörüler üreterek müşterilerimize kişiselleştirilmiş, proaktif ve onların ihtiyaçlarını önceden tahmin eden çözümler sunmaktır.
Müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiyi, geleneksel bankacılık anlayışının ötesine taşıyarak “danışman bankacılığı” ve “ekosistem bankacılığı” yaklaşımını derinleştireceğiz. Müşterilerimizin sadece finansal ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, onların işlerini büyütmelerine ve hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlayan stratejik bir ortak olmayı hedefliyoruz. Bu noktada, Kuveyt Türk Finans Grubu’nun entegre yapısı bize eşsiz bir avantaj sunuyor. İştiraklerimizle olan sinerjiyi artırarak, bir müşterimizin yatırım ihtiyacını Kuveyt Türk Yatırım ile karşılarken, sigorta taleplerine Neova Katılım Sigorta ile çözüm bulacak ve teknolojik altyapı gereksinimlerini Architecht ile tasarlayacağız. Bu 360 derece hizmet modeliyle, müşterilerimizin ekosistemindeki payımızı artırmayı amaçlıyoruz.
Sürdürülebilirlik ve verimlilik de 2026 ajandamızın en önemli maddeleri arasında yer alacak. Yeşil finansman, yenilenebilir enerji projeleri ve çevre dostu yatırımlara olan desteğimizi artırarak hem ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunacak hem de bu alanda öncü rolümüzü pekiştireceğiz. Operasyonel verimlilik tarafında ise robotik süreç otomasyonu ve dijitalleşme yatırımlarımızla süreçlerimizi daha yalın ve hızlı hale getireceğiz. Sağlam bilanço yapımızı korurken, kaynaklarımızı verimli kullanarak ve maliyet yönetiminde etkinliğimizi sürdürerek, tüm paydaşlarımız için ürettiğimiz değeri maksimize etmeyi hedefliyoruz. Bu stratejik öncelikler, Kuveyt Türk’ü geleceğe daha güçlü ve rekabetçi bir şekilde taşıyacaktır.
3.Kuveyt Türk’te oluşturduğunuz kurum kültürünü ve çalışma ortamını nasıl tanımlarsınız?
Kuveyt Türk’te, tüm başarılarımızın temelinde insanı merkeze alan, değer odaklı ve katılımcı bir kurum kültürü yatmaktadır. Bizim için “önce çalışan, önce insan” ilkesi, duvarlara asılmış bir slogandan çok daha fazlasını, iş yapış biçimimizi ve tüm kararlarımızı şekillendiren bir felsefeyi ifade eder. Üst üste altı kez “Türkiye’nin En İyi İşvereni” ve “Avrupa’nın En İyi İşvereni” gibi unvanlarla tescillenen bu kültür, çalışma arkadaşlarımızın mutluluğunu ve mesleki gelişimini kurumumuzun sürdürülebilir başarısının anahtarı olarak görmektedir. Paylaşımcı, adil, şeffaf ve iletişime açık bir çalışma ortamı yaratarak, her bir çalışma arkadaşımızın potansiyelini en üst düzeyde ortaya çıkarabileceği bir zemin hazırlıyoruz.
Bu kültürü dinamik ve yaşayan bir yapı olarak görüyor, değişen dünya ve yeni nesillerin beklentileri doğrultusunda sürekli olarak geliştiriyoruz. Bu amaçla başlattığımız “Kültürle Geleceğe Projesi,” mevcut güçlü yönlerimizi korurken, gelişim alanlarımızı tespit ederek kültürel dönüşümümüzü stratejik bir şekilde yönetmemizi sağlıyor. Bu proje kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmaları, birebir görüşmeler ve geri bildirim oturumları aracılığıyla tüm çalışma arkadaşlarımızı bu sürecin aktif bir parçası haline getiriyoruz. Amacımız, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, iş birliğine dayalı, yenilikçi ve çevik bir organizasyon yapısını geleceğe taşımaktır.
Kurumumuzdaki açık iletişim kültürünü ve ulaşılabilir liderlik anlayışını pekiştiren somut mekanizmalar oluşturduk. 2016 yılından bu yana aktif olarak faaliyet gösteren “Önce Çalışan Meclisimiz,” farklı birim ve kademelerdeki çalışma arkadaşlarımızın temsilcileri aracılığıyla görüş ve önerilerini doğrudan üst yönetime iletebildiği demokratik bir platform sunmaktadır. “Tersine Mentorluk” programımızla, genç nesil çalışma arkadaşlarımızın bilgi ve bakış açılarından kıdemli yöneticilerimizin faydalanmasını sağlayarak kuşaklar arası köprüler kuruyoruz. Aynı şekilde, “Hasbihal Görüşmeleri” uygulamamız sayesinde her seviyeden çalışma arkadaşımız, üst yönetimimizle samimi bir ortamda bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunabiliyor. Bu uygulamalar, hiyerarşiden arındırılmış, samimi ve güvene dayalı bir çalışma ortamını beslemektedir.
Çalışan deneyimini teknolojiyle zenginleştirmek de önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çalışma arkadaşlarımızın işlerini kolaylaştıran, onlara zaman kazandıran ve stratejik konulara odaklanmalarına imkân tanıyan dijital araçlara yatırım yapıyoruz. İç süreçlerimizde kullandığımız yapay zekâ destekli asistanımız Palmi, operasyonel verimliliği artırırken, sunduğumuz kapsamlı eğitim ve gelişim programlarıyla da her bir arkadaşımızın kariyer yolculuğunu destekliyoruz. Kuveyt Türk’ü sadece çalışılacak bir kurum değil, aynı zamanda ait olunacak, birlikte gelişilecek ve ortak hedeflere koşulacak büyük bir aile olarak görüyoruz.
4.2025’te bankanız ekonomiye, reel sektöre ne kadar kaynak sağladı? 2026’da ne kadarlık artış hedefliyorsunuz?
2025 yılı, Kuveyt Türk’ün Türkiye ekonomisine ve reel sektöre olan sarsılmaz desteğini bir kez daha güçlü rakamlarla ortaya koyduğu bir dönem olmuştur. Yıl sonu itibarıyla, aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre yüzde 58,7 gibi dikkat çekici bir oranda artırarak 1,35 trilyon TL’ye taşıdık. Bu büyümenin lokomotifi ise reel ekonomiye aktardığımız kaynaklar oldu. Kullandırdığımız fon büyüklüğü, 2025 yılında yüzde 50,5’lik bir artışla 654,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakam, sadece bir bilanço kalemi değil, reel ekonomiye sunduğumuz somut bir destektir. Bu kaynakla KOBİ’lerimizin üretim çarklarını döndürdük, sanayicimizin yeni yatırımlarını hayata geçirdik, ihracatçımızın küresel pazarlara açılmasını sağladık ve binlerce ailenin ev ve araç sahibi olma hayalini gerçekleştirdik.
Bu finansal desteğin yanı sıra, 2025 sonu itibarıyla 900 milyar TL’yi aşan toplanan fon büyüklüğümüzle de ülke tasarruflarının ekonomiye kazandırılmasında kilit bir rol oynadık. Elde ettiğimiz 40,4 milyar TL’lik net dönem kârı, finansal sağlığımızı ve sürdürülebilirliğimizi teyit ederken, bu kârı öz kaynaklarımızı güçlendirmek için kullanarak gelecekte reel sektöre daha fazla finansman sağlama kapasitemizi de artırdık. Dolayısıyla, 2025 yılında ekonomiye sağladığımız katkıyı yalnızca kullandırdığımız fonlarla değil, aynı zamanda güçlenen sermaye yapımız ve artan fonlama kapasitemizle bütüncül bir perspektiften değerlendiriyoruz. Bu sonuçlar, katılım finans prensipleriyle reel ekonomiyi destekleme misyonumuzun en net ifadesidir.
2026 yılına yönelik olarak, Türkiye ekonomisinin 2025 yılını yaklaşık 18,5 trilyon TL’lik bir GSYH ile kapattığı ve makroekonomik istikrarın önceliklendirildiği bir ortamda, seçici ve dengeli büyüme stratejimizi sürdüreceğiz. Rakam odaklı bir büyümeden ziyade, ülkemizin stratejik öncelikleriyle uyumlu, katma değeri yüksek alanlara odaklanan kaliteli bir büyümeyi hedefliyoruz. Bu çerçevede, ihracatın finansmanı, teknoloji ve yenilenebilir enerji yatırımları, tarım bankacılığı ve KOBİ’lerin dijital dönüşümünü destekleyecek projeler öncelikli alanlarımız olacaktır. Parasal sıkılaşma adımlarının etkilerini göz önünde bulundurarak, reel ekonominin finansman ihtiyacını karşılama sorumluluğumuzu ihtiyatlı bir yaklaşımla yerine getireceğiz.
Bu doğrultuda, 2026 yılında da fon kullandırım hacmimizde sektör ortalamasının üzerinde, istikrarlı bir artış hedefliyoruz. Bu artışı, dijital kanallarımızın verimliliğini artırarak, özellikle KOBİ’lere yönelik Online Finansman gibi ürünlerimizle finansmana erişimi kolaylaştırarak sağlayacağız. Ayrıca, Kuveyt Türk Finans Grubu’nun sunduğu leasing, proje finansmanı ve yatırım bankacılığı gibi çözümlerle daha büyük ölçekli ve stratejik projelere imza atacağız. Hedefimiz, sadece bilanço büyüklüğümüzü artırmak değil, aynı zamanda finanse ettiğimiz her projeyle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve ekonomik refahına azami katkıyı sunmaktır.
5.Kredi portföyünüzde hangi alanlar, sektörler ne kadarlık pay alıyor?
Kuveyt Türk olarak, finansman portföyümüzü reel ekonomiyi destekleme misyonumuz doğrultusunda, dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıda şekillendiriyoruz. Portföyümüzün ağırlıklı kısmını, ülke ekonomisinin lokomotifi olan tüzel müşterilerimiz oluşturmaktadır. Bu segment içerisinde, Türkiye ekonomisinin bel kemiği olarak gördüğümüz KOBİ’ler, en güçlü olduğumuz ve en geniş tabana yayıldığımız alanı temsil etmektedir. Yıllardır KOBİ’lerin finansal çözüm ortağı olarak, onların üretim, istihdam ve yatırım süreçlerinde aktif rol alıyoruz. Son dönemde ise stratejik bir hamleyle, büyük ölçekli yatırımları ve projeleri desteklemek amacıyla kurumsal finansmanların portföyümüzdeki payını artırmaya başladık. Bu strateji, hem riskin daha geniş bir tabana yayılmasına hem de ülkemizin mega projelerine katkı sunmamıza olanak tanımaktadır.
Tüzel segmentte sunduğumuz ürün yelpazesi, müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde oldukça geniştir. Özellikle proje finansmanı alanında, altyapı, enerji ve sanayi yatırımlarında önemli bir oyuncu konumundayız. Leasing (finansal kiralama) çözümlerimizle, işletmelerin makine, teçhizat ve ticari araç gibi sabit kıymet yatırımlarını kolaylaştırıyoruz. Dış ticaret finansmanı ise en iddialı olduğumuz alanlardan biridir. Geniş muhabir ağımız ve bu alandaki derin tecrübemizle, ihracat ve ithalat yapan müşterilerimize akreditiften teminat mektuplarına kadar geniş bir yelpazede hızlı ve güvenilir çözümler sunuyoruz. Ayrıca, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) gibi nakit yönetimi ürünlerimizle firmaların tahsilat ve ödeme süreçlerini dijitalleştirerek operasyonel verimliliklerini artırıyoruz.
Bireysel müşteri tarafında ise konut ve taşıt finansmanı, uzun yıllardır güçlü bir pazar payına sahip olduğumuz geleneksel alanlarımızdır. Bu ürün grupları, bireysel müşterilerimizin temel finansal ihtiyaçlarını karşılamada ve bankamızla uzun soluklu bir ilişki kurmalarında kritik bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda stratejik bir odaklanmayla kredi kartları alanında önemli bir büyüme ivmesi yakaladık. Değişen tüketici alışkanlıkları ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, kredi kartlarının portföyümüzdeki payı istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Bu alandaki büyümenin, müşteri ilişkilerimizi derinleştirme ve çapraz satış imkânlarımızı artırma potansiyeliyle önümüzdeki dönemde de devam edeceğini öngörüyoruz.
Özetle, Kuveyt Türk’ün finansman portföyü, hem tüzel hem de bireysel segmentte dengeli, sürdürülebilir ve stratejik önceliklerle uyumlu bir büyüme stratejisini yansıtmaktadır. KOBİ’lerdeki köklü varlığımızı korurken, kurumsal segmentteki payımızı artırıyor, bireysel tarafta ise kartlı ödeme sistemleri gibi büyüme potansiyeli yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Bu çeşitlendirilmiş yapı, bankamızın farklı ekonomik konjonktürlere karşı dayanıklılığını artırırken, reel ekonominin her kesimine dokunma misyonumuzu da güçlendirmektedir.