Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve… ==================================================================== Metin türü: Kurumsal İletişim Metni · Tarih: 3 Nisan 2026 · Kalite skoru: 93/100 · Dil: Türkçe 1. Kuveyt Türk’ün katılım finans alanındaki konumu, pazar büyüklüğü ve rakiplerinden ayrılan özelliklerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz? Kuveyt Türk olarak, 1989 yılındaki kuruluşumuzdan bu yana katılım finans sektörünün öncüsü ve lideri olma misyonuyla hareket ediyoruz. Faizsiz finans ilkelerini temel alarak reel ekonomiyi destekleyen, değer odaklı ve paylaşımcı bir finans anlayışını benimsiyoruz. Bu yaklaşımımızla hem bireysel hem de tüzel müşterilerimize geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunarak finansal kapsayıcılığı artırıyor, sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine yön veriyoruz. Bugün itibarıyla katılım finans kuruluşları arasında en büyük aktif büyüklüğüne sahip kurum olarak, pazarın standartlarını belirleyen ve yeniliklere öncülük eden bir konumdayız. Bu liderliğimiz, sadece finansal büyüklükten değil, aynı zamanda sektöre kazandırdığımız ilklerden ve geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerden de kaynaklanmaktadır. Bizi rakiplerimizden ayrıştıran en temel özelliklerden biri, bütüncül bir finans grubu olarak hareket etme kabiliyetimizdir. Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında; hayat dışı katılım sigortacılığında Neova Katılım Sigorta, finansal teknolojilerde Architecht, portföy yönetiminde Kuveyt Türk Portföy, yatırım hizmetlerinde Kuveyt Türk Yatırım, katılım esaslı emeklilikte Katılım Emeklilik, ödeme sistemlerinde Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri ve Avrupa’da faaliyet gösteren KT Bank AG gibi güçlü iştiraklerimizle entegre bir yapı oluşturuyoruz. Bu kapsayıcı ekosistem, müşterilerimizin yalnızca bankacılık değil, sigortadan emekliliğe, teknoloji çözümlerinden yatırım danışmanlığına kadar tüm finansal ihtiyaçlarına 360 derece hizmet sunmamızı sağlıyor. Bu yapı, bize pazarda benzersiz bir rekabet avantajı kazandırırken, müşterilerimiz için de tek bir temas noktasından bütünsel çözümlere erişim kolaylığı sunmaktadır. Dijitalleşme, teknoloji ve inovasyon alanındaki öncü yatırımlarımız, bizi farklılaştıran bir diğer kritik unsurdur. Katılım finans modelini geleceğe taşırken, teknolojiyi bir amaç değil, müşteri deneyimini sadeleştiren, hızlandıran ve zenginleştiren bir araç olarak görüyoruz. Sektörde standartları belirleyen Kuveyt Türk Mobil uygulamamız, 400’ü aşkın API ile fintek ekosistemine açık olan Kuveyt Türk API Market platformumuz ve girişimcilere kucak açan Lonca Girişimcilik Merkezi gibi projelerimizle inovasyon kültürünü kurumumuzun her alanına yayıyoruz. Altın bankacılığını Türkiye’de ilk başlatan kurum olmamızın yanı sıra, dünyada ilk sürdürülebilir sukuk ihracını gerçekleştiren finans kuruluşu unvanını taşımamız da bu yenilikçi ruhumuzun birer yansımasıdır. Son olarak, “Değerlerimizi geleceğe taşımak” misyonumuz, iş yapış biçimimizin temelini oluşturmaktadır. Bu misyon, sadece finansal performansımıza değil, aynı zamanda toplumsal katkımıza da yön vermektedir. Tarihi ve kültürel mirasımızı korumaya yönelik restorasyon projelerimizden kültürel yayınlarımıza, sosyal sorumluluk faaliyetlerimizden sürdürülebilirlik odaklı projelere kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu değer odaklı yaklaşım, müşterilerimizle aramızda güvene dayalı, uzun soluklu bir ilişki kurmamızı sağlayarak bizi sektörde ayrıcalıklı bir konuma taşımaktadır. 2. Bankanızın 2026 büyüme perspektifinde öncelikli konular, alanlar neler olacak? Bunun için oluşturduğunuz stratejiyi nasıl özetlersiniz? 2026 yılına, 2025’te elde ettiğimiz güçlü finansal sonuçların ve sağlam bilanço yapımızın verdiği güvenle giriyoruz. Yıllık enflasyonun Aralık 2025 itibarıyla yüzde 30,89 düzeyinde seyrettiği bir ortamda, sürdürülebilir kâra dayalı iş modelimiz, yeni dönemde karşılaşabileceğimiz makroekonomik dalgalanmalara karşı bize önemli bir esneklik ve dayanıklılık sağlamaktadır. 2026’daki temel önceliğimiz, insan odaklı bankacılık anlayışımızla hem müşterilerimizin hem de kurumumuzun ortak faydasını gözeten kârlı bilanço yapımızı korumak ve reel ekonomiye sağladığımız desteği artırarak sürdürmektir. Bu stratejiyi hayata geçirirken, sağlam bankacılık ilkelerimizden ve yüksek aktif kalitesi hedefimizden kesinlikle ödün vermeyeceğiz. Stratejimizi; dijital dönüşümle verimliliği artırmak, müşteri ilişkilerinde derinleşmek ve iştirak sinerjisini güçlendirmek olmak üzere üç ana eksen üzerine inşa ediyoruz. Stratejimizin ilk ve en önemli ayağını, “Rotamız Dijital, Odağımız İnsan” vizyonumuzla şekillendirdiğimiz teknoloji ve inovasyon yatırımlarımız oluşturuyor. Dijitalleşmeyi, yalnızca operasyonel verimliliği artıran bir etken olarak değil, aynı zamanda müşteri deneyimini zenginleştiren ve kişiselleştiren bir araç olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, yapay zekâ destekli dijital asistanımız Selim gibi çözümlerle dijital kapasitemizi artırırken, süreçlerimizi sadeleştirerek uçtan uca dijital müşteri yolculukları tasarlıyoruz. Veri analitiği yetkinliklerimizi daha da ileri taşıyarak, veriden içgörü üreten ve proaktif çözümler sunan bir yapıya dönüşmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz Veri Nimet Programı ile çalışanlarımızın veri okuryazarlığını artırarak, analitik kültürü kurum geneline yaymaya devam edeceğiz. İkinci olarak, tercih edilen çözüm ortağı banka olma vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimizle olan ilişkilerimizi derinleştirmeye odaklanacağız. Özellikle tüzel bankacılıkta “danışman bankacılığı” yaklaşımını bir üst seviyeye taşıyarak, müşterilerimizin sadece finansal değil, stratejik iş ortağı olmayı amaçlıyoruz. Ekosistem bankacılığı anlayışıyla, müşterilerimizin tedarikçilerinden bayilerine uzanan tüm değer zincirinde katma değer yaratacak çözümler geliştireceğiz. Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altındaki iştiraklerimizle daha bütünleşik bir yapı içinde çalışarak, müşterilerimize bireysel veya tüzel ayrımı olmaksızın 360 derece kapsamlı hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendireceğiz. Bu sinerji, bize pazarda önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Son olarak, stratejik büyüme alanlarımıza odaklanarak pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. KOBİ bankacılığındaki geleneksel gücümüzü korurken, büyük ölçekli kurumsal firmalara ve proje finansmanlarına yönelik çözümlerimizle bu segmentteki varlığımızı daha da pekiştireceğiz. Sürdürülebilir finansman, 2026’da da öncelikli gündemlerimizden biri olmaya devam edecek. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre dostu projelere verdiğimiz desteği artırarak hem ülkemizin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak hem de bu alandaki öncü konumumuzu güçlendireceğiz. Tüm bu adımları atarken, güçlü risk yönetimi anlayışımızla belirsiz piyasa koşullarına karşı proaktif bir duruş sergilemeye ve finansal istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. 3. Kuveyt Türk’te oluşturduğunuz kurum kültürünü ve çalışma ortamını nasıl tanımlarsınız? Kuveyt Türk’te kurum kültürümüzü, “önce çalışan – önce insan” yaklaşımı üzerine inşa ettik. İnsan kaynağımızı en değerli varlığımız olarak görüyor, onların mesleki gelişimine, mutluluğuna ve aidiyet duygusuna büyük önem veriyoruz. Üst üste altı kez “Türkiye’nin En İyi İşvereni” ve bir kez de “Avrupa’nın En İyi İşvereni” seçilmiş bir kurum olarak, bu başarının temelinde yatan katılımcı, paylaşımcı ve değer odaklı çalışma ortamını sürdürmeyi en temel sorumluluğumuz olarak kabul ediyoruz. “Değerlerimizle büyüyoruz” anlayışı bizim için yalnızca bir slogan değil; iş yapış biçimimizi, stratejik kararlarımızı ve insan ilişkilerimizi şekillendiren yaşayan bir ilkedir. Bu kültür, çalışanlarımızın potansiyelini en üst düzeyde ortaya çıkarabildiği, yenilikçi fikirlerin teşvik edildiği ve her bir bireyin kendini değerli hissettiği bir atmosfer yaratmaktadır. Bu kültürü canlı tutmak ve geleceğe taşımak amacıyla somut adımlar atıyoruz. Sektörün değişen dinamiklerine ve yeni nesillerin beklentilerine uyum sağlamak gayesiyle başlattığımız “Kültürle Geleceğe Projesi” bu adımların en önemlilerindendir. Bu proje kapsamında, kültürel yapımızın güçlü ve gelişime açık yönlerini çalışma arkadaşlarımızla birlikte belirliyor, değerlerimiz etrafında zenginleşen bir yol haritası oluşturuyoruz. Birebir görüşmeler, atölye çalışmaları ve geri bildirim oturumlarıyla bu süreci tüm organizasyonun katılımıyla, şeffaf bir şekilde yürütüyoruz. Ayrıca, 2016 yılından bu yana aktif olarak faaliyet gösteren Önce Çalışan Meclisimiz, kurum içindeki her bir grubu temsil eden elçiler aracılığıyla çalışanlarımızın sesini doğrudan üst yönetime ulaştıran önemli bir köprü görevi görmektedir. Kurumumuzda açık iletişim ve ulaşılabilir liderlik anlayışını pekiştiren uygulamalara büyük değer veriyoruz. Genç kuşağın beklentilerini ve yenilikçi bakış açılarını daha iyi anlamak amacıyla başlattığımız “Tersine Mentorluk” programı, kuşaklar arası iletişimi güçlendirerek kıdemli yöneticilerimizin yeni jenerasyonun deneyimlerinden istifade etmesini sağlıyor. Aynı şekilde, her seviyeden çalışma arkadaşımızın üst yönetimle bir araya gelerek samimi bir ortamda sohbet edebildiği “Hasbihal Görüşmeleri” uygulamamız, hiyerarşiden uzak, şeffaf ve güvene dayalı bir iletişim iklimi oluşturmamıza katkıda bulunuyor. Bu tür mekanizmalar, aidiyet duygusunu güçlendirirken, ortak akılla hareket etme kabiliyetimizi de artırmaktadır. “Rotamız dijital, odağımız insan” vizyonumuz, çalışan deneyimini geliştirmeye yönelik teknoloji yatırımlarımıza da yön vermektedir. Dijital dönüşümü, sadece müşteri süreçlerinde değil, aynı zamanda çalışma arkadaşlarımızın iş hayatını kolaylaştıran ve verimliliklerini artıran bir araç olarak görüyoruz. Bu kapsamda, yapay zekâ destekli iç asistanımız Palmi gibi çözümlerle rutin görevleri otomatikleştirerek çalışanlarımızın daha stratejik ve katma değerli işlere odaklanmasına imkân tanıyoruz. Analitik yetkinlikleri artırmaya yönelik gelişim programlarımız ve sürekli eğitim imkânlarımızla, çalışma arkadaşlarımızı geleceğin yetkinlikleriyle donatarak kariyer yolculuklarında onlara destek oluyoruz. 4. 2025’te bankanız ekonomiye, reel sektöre ne kadar kaynak sağladı? 2026’da ne kadarlık artış hedefliyorsunuz? 2025 yılı, Kuveyt Türk için güçlü ve istikrarlı büyümenin, yüksek aktif kalitesinin ve sürdürülebilir kârlılığın öne çıktığı son derece başarılı bir dönem oldu. Küresel ve yerel ekonomideki zorlu koşullara rağmen, sağlam bilanço yapımız ve müşteri odaklı stratejilerimiz sayesinde reel ekonomiye ve ülkemizin kalkınmasına olan desteğimizi kararlılıkla sürdürdük. Nitekim 2025 yıl sonu itibarıyla toplam aktiflerimizi bir önceki yıla kıyasla yüzde 58,7 gibi dikkat çekici bir oranda büyüterek 1,35 trilyon TL seviyesine taşıdık. Bu performansla hem bankacılık sektöründeki ilk 10 banka arasındaki konumumuzu sağlamlaştırdık hem de katılım finans sektöründeki liderliğimizi pekiştirdik. Bu büyüme, aynı zamanda müşterilerimizin ve yatırımcılarımızın kurumumuza duyduğu sarsılmaz güvenin en somut göstergesidir. Reel sektöre sağladığımız finansman desteği, büyüme stratejimizin merkezinde yer almaya devam etti. 2025 yılında kullandırdığımız fon büyüklüğü, bir önceki yıla göre yüzde 50,5 artarak 654,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu kaynakla, başta KOBİ’ler olmak üzere imalat, ihracat ve yatırım odaklı çalışan binlerce işletmenin büyümesine, istihdam yaratmasına ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmasına katkı sağladık. Aynı dönemde toplanan fonlarımız yüzde 53,7’lik bir artışla 900 milyar TL’yi aşarken, toplam fonlama tabanımız yaklaşık 1,1 trilyon TL’ye ulaştı. Özellikle vadesiz fonların toplam toplanan fonlar içindeki payının yüzde 61 seviyesine ulaşması, güçlü likidite yapımızın ve etkin kaynak yönetimimizin bir yansımasıdır. Bu güçlü büyüme performansını, finansal sağlığımızdan ve kârlılığımızdan ödün vermeden gerçekleştirdik. 2025 yılını 40,4 milyar TL net dönem kârı ile tamamladık. Ortalama özkaynak kârlılığımız yüzde 39,65 gibi sektör ortalamalarının üzerinde bir seviyede gerçekleşirken, takipteki alacak oranımızı yüzde 1,98 gibi oldukça düşük bir seviyede tutmayı başardık. Bu göstergeler, ihtiyatlı risk yönetimi anlayışımızın ve yüksek aktif kalitemizin bir sonucudur. Ayrıca, net ücret ve komisyon gelirlerimizi yüzde 75,5 gibi olağanüstü bir oranda artırmamız, bankacılık hizmetlerimizin ne denli geniş bir tabana yayıldığının ve müşterilerimiz tarafından ne kadar yoğun kullanıldığının bir kanıtıdır. 2026 yılına girerken, 2025’te yakaladığımız bu güçlü ivmeyi sürdürmeyi ve reel ekonomiye sağladığımız katkıyı daha da artırmayı hedefliyoruz. Ortalama fonlama maliyetinin yüzde 38 düzeyinde seyrettiği bu dönemde, parasal sıkılaşma adımlarının kademeli olarak gevşemesi beklentisiyle, özellikle üretim, yatırım ve ihracat odaklı sektörlere yönelik finansman desteğimizi artıracağız. Sürdürülebilir finansman ve yeşil dönüşüm projeleri de öncelikli odak alanlarımız arasında yer alacak. Sağlam sermaye yapımız ve müşteri odaklı dinamik iş modelimizle, 2026 yılında da aynı istikrarla büyüyerek hem paydaşlarımız hem de ülkemiz için değer yaratmaya devam edeceğiz. Faizsiz finans ilkeleri doğrultusunda reel sektörün en güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdüreceğiz. 5. Kredi portföyünüzde hangi alanlar, sektörler ne kadarlık pay alıyor? Kuveyt Türk’ün finansman portföyü, reel ekonomiyi tabana yaygın bir şekilde destekleme stratejimiz doğrultusunda, ağırlıklı olarak tüzel müşterilerden oluşmaktadır. Portföyümüzün temel direğini, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan KOBİ’ler oluşturmaktadır. Yıllar içinde KOBİ segmentinde edindiğimiz derin tecrübe ve geliştirdiğimiz özel çözümler sayesinde bu alanda güçlü bir varlığa sahibiz. KOBİ’lere yönelik sunduğumuz Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS), Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Sağlam Business Kart gibi ürünlerle onların nakit akışlarını yönetmelerine ve büyümelerine destek oluyoruz. Bununla birlikte, son dönemde stratejik bir hamleyle kurumsal finansmanların portföyümüzdeki payını artırmaya başladık ve bu artışı önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu segmentteki genişleme, bankamızın risk çeşitliliğini artırma, kârlılığını güçlendirme ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle tam bir uyum içindedir. Tüzel segmentteki ürünlerimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre şekillenen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Özellikle büyük ölçekli altyapı ve sanayi yatırımlarının hayata geçirilmesinde kritik rol oynayan proje finansmanı alanında önemli bir oyuncuyuz. Leasing çözümlerimiz, işletmelerin makine, teçhizat ve diğer sabit kıymet yatırımlarını öz kaynaklarını tüketmeden yapmalarına olanak tanımaktadır. Dış ticaret finansmanı ise en güçlü olduğumuz alanlardan bir diğeridir. Geniş muhabir ağımız ve bu alandaki tecrübemiz sayesinde, ihracat ve ithalat yapan müşterilerimize akreditif, teminat mektubu ve diğer dış ticaret ürünleriyle küresel pazarlarda rekabet avantajı sağlıyoruz. Bu çeşitlendirilmiş ürün gamı, tüzel segmentteki güçlü konumumuzu daha da pekiştirmektedir. Bireysel müşteri tarafında ise konut ve taşıt finansmanında sektörün önde gelen kurumlarından biriyiz. Bu ürün grupları, hem bireysel müşterilerimizin temel ihtiyaçlarını karşılamada hem de bankamızın bu segmentteki pazar payını artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Son yıllarda özellikle kredi kartları alanında dikkat çekici bir büyüme trendi yakaladık. Dijitalleşmenin ve değişen tüketici alışkanlıklarının etkisiyle kredi kartlarının portföyümüzdeki payı istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Müşterilerimize sunduğumuz avantajlı kampanyalar ve dijital ödeme çözümleri sayesinde bu alandaki büyümenin önümüzdeki dönemde daha da hızlanacağını öngörüyoruz. Özetle, Kuveyt Türk olarak hem tüzel hem de bireysel segmentte dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir finansman portföyü yönetimi stratejisi izlemekteyiz. Portföyümüzün yaklaşık yüzde 57’sini Türk Lirası cinsi finansmanlar oluşturmaktadır. Bu yapı, kur riskini yönetmemize ve liralaşma stratejisine uyum sağlamamıza yardımcı olmaktadır. Önümüzdeki dönemde de ihtiyatlı risk yönetimi anlayışımızdan taviz vermeden, reel ekonominin ihtiyaç duyduğu her alanda müşterilerimizin yanında olmaya ve onlara en uygun finansal çözümleri sunmaya devam edeceğiz.